KUZEY VE GÜNEY AMERİKA'DA
BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
PERU'DA BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
Peru'nun jeolojik ve coğrafi yapısı, ülkenin farklı bölgelerinde değişik fosil bulgularının bulunmasını sağlamaktadır. Ülkenin üç ana bölgesi vardır; Sahil bölgesi, And dağlarının yer aldığı orta bölge ve Amazon ormanlarının bulunduğu Amazon havzası. Fosil yatakları çoğunlukla, And dağlarında ve ülkenin kuzeyindeki alanlarda bulunmaktadır.
Ülkenin güney bölgesinde yer alan Pisco Oluşumu, önemli fosil yataklarından biridir.
Peru'daki önemli fosil yataklarından birisi, ülkenin kuzeyinde yer alan Cajamarca Oluşumu'dur. Cajamarca Oluşumu'nun kaya yapısını ağırlıklı olarak kireçtaşı oluşturur. Bir diğer önemli fosil yatağı ise balina fosilleriyle ünlü olan Pisco Oluşumu'dur. Pisco Oluşumu ülkenin güney bölgesinde yer alan fosil yataklarındandır. Bu yatakta, balinalar, yunus balıkları, deniz aslanları, penguenler, su kaplumbağaları başta olmak üzere binlerce farklı deniz canlısının fosili kaydedilmiştir. Sahilden yaklaşık 30 km içeride bulunan bu oluşum, Peru'nun eski dönemlerdeki jeolojisi hakkında da önemli bilgiler sağlamaktadır.
Pisco'da elde edilen fosil örnekleri, diğer tüm fosil bulguları gibi, evrimin hiçbir zaman yaşanmadığını göstermektedir. | Cajamarca'daki kireçtaşları pek çok fosil örneği barındırmaktadır. |
Peru'da elde edilen fosil bulgularının gösterdiği en önemli gerçek ise, tüm fosiller gibi bunların da, evrimi reddetmesidir. Evrimci paleontologlar tarafından 19. yüzyılın ortalarından bu yana evrim teorisini destekleyebilecek fosiller bulabilmek için yapılan tüm fosil araştırmaları, bu çabanın boşuna olduğunu göstermiştir. Tüm çabalara rağmen teoriye delil olarak sunulabilecek tek bir fosil örneğine dahi rastlanmamıştır. Yapılan kazılarda ve araştırmalarda elde edilen bütün bulgular, evrim teorisinin öngörülerinin aksine, canlıların yeryüzünde birdenbire, eksiksiz ve kusursuz bir biçimde ortaya çıktıklarını ispatlamıştır. Üstelik fosil kayıtları canlıların var oldukları ilk andan itibaren hiçbir değişime uğramadıklarını göstermektedir. Bu da evrimsel herhangi bir süreçten geçmediklerinin delilidir.
|
|
|
ARJANTİN'DE BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
Arjantin'de elde edilen fosillerin büyük kısmı Patagonya bölgesine aittir. Patagonya, Güney Amerika kıtasında Şili ve Arjantin'in güney kısımlarına verilen isimdir. And dağlarının doğusunda kalan kısım, Patagonya'nın Arjantin'e dahil olan bölgesidir. Günümüzde penguenler, balinalar, fok balıkları, vahşi deve kuşları, deniz filleri gibi çok farklı canlı türlerinin yaşadığı bu bölgedeki fosil kayıtları da oldukça zengindir.
Bölgedeki fosil yataklarından biri Ischigualasto Oluşumu'dur. Jeolojik araştırmalar bundan yaklaşık 230 milyon yıl önce bölgenin bir sel havzası olduğunu, bol miktarda mevsimsel yağış aldığını ve aktif volkanlara sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu fosil yatağının özelliklerinden biri, Trias dönemine (248 - 206 milyon yıl) ait çok sayıda memeli ve deniz canlısı fosili örneklerine sahip olmasıdır. Bölgenin fosil kayıtları açısından önemi, 1950'lere kadar tam olarak anlaşılmamış, bu tarihten sonra ise pek çok kazı çalışması yapılmıştır.
Arjantin'deki fosil sahalarından biri de, Santa Cruz'da bulunan Jaramillo ormanıdır. Burası taşlaşmış ağaçlardan oluşan bir fosil ormanıdır. Bu taşlaşmış orman yaklaşık 350 milyon yaşındadır. Ve pek çok bitki türünün yüz milyonlarca yıldır değişmediğini, dolayısıyla evrim geçirmediğini gösteren önemli örneklerden biridir.
Bölgedeki fosil yataklarından biri Ischigualasto Oluşumu'dur. Jeolojik araştırmalar bundan yaklaşık 230 milyon yıl önce bölgenin bir sel havzası olduğunu, bol miktarda mevsimsel yağış aldığını ve aktif volkanlara sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu fosil yatağının özelliklerinden biri, Trias dönemine (248 - 206 milyon yıl) ait çok sayıda memeli ve deniz canlısı fosili örneklerine sahip olmasıdır. Bölgenin fosil kayıtları açısından önemi, 1950'lere kadar tam olarak anlaşılmamış, bu tarihten sonra ise pek çok kazı çalışması yapılmıştır.
Arjantin'deki fosil sahalarından biri de, Santa Cruz'da bulunan Jaramillo ormanıdır. Burası taşlaşmış ağaçlardan oluşan bir fosil ormanıdır. Bu taşlaşmış orman yaklaşık 350 milyon yaşındadır. Ve pek çok bitki türünün yüz milyonlarca yıldır değişmediğini, dolayısıyla evrim geçirmediğini gösteren önemli örneklerden biridir.
(Sol üst) Taşlaşmış ağaçlardan oluşan Jaramillo fosil ormanı.
(Sol alt) Ischigualasto, bundan yaklaşık 230 milyon yıl önce sel havzası olan bir fosil yatağıdır.
ŞİLİ'DE BULUNAN FOSİL ÖRNEKLERİ
Ülkenin kuzeyinde yer alan Atacama çölü dışındaki pek çok bölgede, fosil örneklerine rastlanmaktadır. Fosil açısından en zengin bölgelerden biri ise ülkenin güneyinde yer alan Patagonya'dır. Ayrıca And dağlarında da fosil yatakları vardır.
Şili'deki fosil sahalarından, farklı türde memelilere, deniz canlılarına, sürüngenlere ve bitkilere ait çok sayıda fosil elde edilmektedir. En bilinen fosil sahalarından biri Quiriquina Oluşumu'dur. Oluşumdaki fosiller çoğunlukla Kretase dönemine aittir. Bu fosiller sayesinde Kretase dönemindeki deniz yaşamı hakkında önemli bilgiler elde edilmiştir. Orta Şili'de, özellikle And dağlarındaki bazı fosil yatakları ise memelilere ait fosil bulgularıyla ünlüdür.
And dağlarındaki fosil yataklarında çeşitli memeli türlerine ait fosiller bulunmuştur.
Bölgeden elde edilen fosillerin tümü, Darwinistleri bir kez daha büyük bir çıkmaza sokmaktadır. Çünkü bu bulgular, canlıların jeolojik dönemler boyunca değişime uğramadıklarını ortaya koymaktadır. Diğer bir deyişle, bir canlı türü, fosil kayıtlarında ilk olarak nasıl belirdiyse, bu tür yok olana kadar veya günümüze gelene kadar on milyonlarca, kimi zaman yüz milyonlarca yıl boyunca hiçbir değişim göstermemekte, aynı yapıyı korumaktadır. Bu, canlıların hiçbir evrime uğramadıklarının açık bir delilidir.
Fosil bulgularının da gösterdiği gibi, yeryüzünde yaşam evrimle değil, aniden ortaya çıkmıştır. Aniden ortaya çıkışın anlamı ise Yaratılış'tır. Allah tüm canlıları eksiksiz bir şekilde yoktan yaratmıştır. Fosil bulguları da bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Fosil bulgularının da gösterdiği gibi, yeryüzünde yaşam evrimle değil, aniden ortaya çıkmıştır. Aniden ortaya çıkışın anlamı ise Yaratılış'tır. Allah tüm canlıları eksiksiz bir şekilde yoktan yaratmıştır. Fosil bulguları da bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermektedir.
|
|
|
|
Karabatak Kafası Dönem: Senozoik zaman, Miosen dönemi Yaş: 18 milyon yıl Bölge: Şili Karabatak, Phalacrocoracidae familyasına dahil olan bir tür deniz kuşudur. 38 farklı türü olduğu bilinmektedir. Fosil bulguları, bugün yaşayan karabatakların sahip olduğu tüm özelliklere, milyonlarca yıl önce yaşamış olanların da sahip olduklarını göstermektedir. Diğer tüm canlılar gibi karabatakların da evrim geçirmediğini ispatlayan bu durum, Darwinistleri bir kez daha yenilgiye mahkum etmektedir. | Yengeç Dönem: Senozoik zaman, Oligosen dönemi Yaş: 25 milyon yıl Bölge: Concepcion, Şili Fosil kayıtları her açıdan evrim teorisini yalanlamaktadır. Teoriyi yalanlayan fosil örneklerinden biri de, resimde görülen 25 milyon yaşındaki yengeç fosilidir. On milyonlarca yıldır değişmeden kalan yengeçler, canlıların evrimleşmediğini bir kez daha teyit etmektedir. Bu yengeç fosilinin, günümüzde yaşayan yengeçlerden hiçbir farkı yoktur. |